Rüya görmenin ruhsal dinlenmedeki kritik rolüne dikkat çeken uzmanlar, uykunun bedeni, rüyanın ise ruhu dinlendirdiğini belirtiyor. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, rüya görmenin fizyolojik bir gereklilik olduğunu ve genetik algoritmanın bir parçası olduğunu vurguladı.
Uyku ve Rüya: Bedenin ve Ruhun Dinlenme Süreci
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, her insanın rüya gördüğünü ancak bazılarının bunu hatırlamadığını belirterek, “Uyku bedeni, rüya ise ruhu dinlendirir. Asıl ruhsal dinlenme, rüya sırasında gerçekleşir” dedi. Tarhan, psikiyatrik tedavi gören bireyler için rüyaların anlamlı olduğunu, ancak sağlıklı bireylerin rüya yorumlarıyla vakit kaybetmemesi gerektiğini ifade etti.
Bilinç, Bilinçaltı ve Nörobilimsel Yaklaşım
Bilinç ve bilinçaltı kavramlarının nörobilimdeki karşılıklarına değinen Prof. Dr. Tarhan, günümüzde “bilinçaltı” yerine “örtük bellek” (implisit memory) kavramının kullanıldığını açıkladı. Tarhan, “Açık bellek farkında olduğumuz bilgileri içerirken; örtük bellek, farkında olmadan otomatik şekilde kullandığımız bilgileri barındırır. Kişinin bu mekanizmaları yönetebilmesi, hayatını kontrol etmesini sağlar” diye konuştu.
Rüyalar ve Kuantum Evren Bağlantısı
Rüyaların uzay ve zaman kavramlarının ötesinde işlediğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, rüyaların bilinçaltı ile kuantum fizik ve spiritüalite arasında bir köprü olabileceğini savundu. Tarhan, “Rüyalar, insanın evrenin geniş denklemindeki bağlantı noktalarıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Travmaların Çözümünde Modern Yöntemler
Bastırılmış travmaların çözümlenmesinde EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) gibi modern tekniklerin önemine vurgu yapan Tarhan, travma çözüldüğünde kişinin zihinsel ve fiziksel rahatlama yaşadığını belirtti. Ayrıca, REM uykusunun engellenmesinin ciddi psikolojik sorunlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Toplumsal Rüya Algısı
Toplumumuzda rüyalardan etkilenme oranının %85 gibi yüksek bir seviyede olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, rüyaların kişiye özel sembollerle dolu olduğunu ve evrensel bir tabir sistemi olmadığını sözlerine ekledi.

