Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubeleri, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelerek ebe ve hemşirelerin yaşadığı sorunları kamuoyuna duyurdu. Açıklamada, sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşulları ve mesleki itibarlarının zedelendiği vurgulandı.
SES İzmir Şubeleri tarafından yapılan açıklamada, sağlık iş kolunun ağır ve tehlikeli iş kolu sınıfında yer aldığı belirtildi. Ebe ve hemşirelerin gece gündüz demeden, en ağır şartlarda çalıştığı ve hasta halkla 7/24 en çok iletişimi kuran meslek sahipleri olduğu ifade edildi. Diğer kamu çalışanları haftalık 40 saat çalışırken, bazı ebe ve hemşirelerin haftada 60-70 saat, ayda ise 80 saat fazla mesai yapmak zorunda kaldığına dikkat çekildi. Bu fazla mesainin, gece uykusunda alınan ve karşılığı dahi tam ödenmeyen mesailer olduğu dile getirildi.
Mesleğin zorluklarının bilinciyle seçildiğini belirten açıklamada, “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile mesleki itibarlarının zedelendiği, Toplam Kalite Yönetim Sistemi (TKY) ile iş yüklerinin arttığı ve hastadan çok dokümanlara, bilgisayarlara bakmak durumunda kaldıkları ifade edildi. TKY ve Sağlıkta Dönüşüm Programı ile meslek ve meslek etiğinin kalmadığı, “Hekim Seçme Hakkınız Vardır” gibi reklam yüzlerinin hastaların kendi hekimlerinin gözetiminde dahi olamaması gerçeğini gizlediği, bunun hem Hasta Hakları hem de Çalışan Sağlığı Güvenliği’ne aykırı olduğu vurgulandı.
TKY sisteminin, standartları kağıt üzerinde tutarak ve gösteriş odaklı bir şekilde müşteri memnuniyetini hedeflediği, ancak bu sistemde ebe ve hemşirelerin ile hastaların yer almadığı belirtildi. Sistemde, personelin eksikliklerini tespit etmeye yönelik bir odaklanma olduğu, bunun dışında idare ve Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluklarında olan standartların yok sayıldığı ifade edildi.
Kliniklerde bir hemşirenin kaç hastaya baktığı, yoğun bakımlarda hastaların durumu, bir hastaya 24 saat kaç hemşirenin baktığı gibi sorular soruldu. Solunum desteğine bağlı hastaların yakınlarından alınan imzalarla, bilinci açık diğer hastalarla iç içe bakılmasının Hasta Hakları ve Çalışan Sağlığı Güvenliği’ne uygun olmadığı dile getirildi.
Hastanelerde klinik ve klinik hekimi kavramının kalmadığı, acile başvuran hastaların, klinik hekiminin dahi görmediği, boş yatak bulunan herhangi bir kliniğe yatırıldığı belirtildi. Hemşirelerin, hekim ve personel yokken hastaları karşıladığı, solunum cihazına bağlı hastaların primer doktoru ve personel yokken kliniğin ortasında yatabildiği, ancak ameliyata giden bilinci açık “müşterinin” hemşire eşliğinde ameliyata gittiği bir sistemin hakim olduğu ifade edildi.
Liyakatsizliğin sistemin en temel sorunlarından biri olduğu vurgulanan açıklamada, yöneticilerin sorunları görmezden gelerek günü kurtardığı, yakınlarını ve yandaş sendika temsilcilerini rahat ettirirken diğer sağlık çalışanlarının yoğun nöbetler tuttuğu belirtildi. Nöbet ücretlerini ödememek için keyfi zorunlu izin kullandırıldığı, bunun da gündüz mesaisinde çalışan yükünü artırdığı ifade edildi.
Sağlıkta Dönüşüm ile gelen performans sisteminin “çok çalışan çok kazanacak” dediği, ancak sağlık iş kolunun ağır ve tehlikeli iş kolu olduğu gerekçesiyle teşvik ödemelerinin maaşa yansıtılarak eşit ve en üst limitten düzenlenmesi gerektiği belirtildi. Hasta sirkülasyonunun hızlı olduğu acil, ameliyathane ve yoğun bakım gibi kliniklerde çalışan sayısının artırılması, nöbet sayılarının düşürülmesi ve çalışma saatlerinin kısaltılarak iş yükünün azaltılması gerektiği vurgulandı. Bu durumun hasta ve çalışan güvenliği açısından doğru olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Artık yeter, TÜKENDİK!” denildi.
Taleplerimiz:
- Tüm ek ödemeler en üst limitten hesaplanıp maaşa yansıtılarak emekliliğe yansıtılmalı.
- 5 geceden fazla gece mesaisi yasaklanmalı.
- Ebe ve hemşire açığı acilen kapatılmalı.
- Gece mesaisi, gündüz mesaisinin iki katı izin ve ücret olarak hesaplanmalı.
- Gebelik testi pozitif olan çalışanlara nöbet yasaklanmalı.
- 5 yıla 1 yıl fiili hizmet tazminatı (yıpranma payı) yatırılmalı.
- 7/24 ücretsiz, nitelikli kreş açılmalı.
(BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

