Uzmanından Uyarı: Bağımlılık Bir İrade Sorunu Değil, Beyin Hastalığıdır

6 dk okuma süresi

Bağımlılık tedavisinin genetik, çevresel ve psikolojik faktörler göz önünde bulundurularak bütüncül bir yaklaşımla planlanması gerektiğini belirten uzmanlar, hastalığın bireysel bir tercih değil, nörobiyolojik bir süreç olduğunu vurguluyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, bağımlılığın beyindeki ödül ve karar verme mekanizmalarını bozarak kontrol kaybına yol açtığını ifade etti.

Bağımlılık Beyinde Kalıcı Değişikliklere Yol Açıyor

Prof. Dr. Onur Noyan, bağımlılığın toplumda sıkça yanlış anlaşıldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bunun temel nedeni, madde kullanımının zamanla beyinde kalıcı biyolojik değişikliklere yol açmasıdır. Özellikle dopamin düzeylerindeki değişiklikler, kişinin yemek, sosyal ilişki gibi doğal haz kaynaklarına olan duyarlılığını azaltır ve maddeye karşı aşırı bir motivasyon gelişmesine neden olur.”

Kontrol Mekanizması Zayıflıyor

Psikoaktif maddelerin beynin “fren mekanizması” olan prefrontal korteksi zayıflattığını belirten Prof. Dr. Noyan, “Karar alma ve dürtü kontrolünü sağlayan prefrontal korteks zayıfladığı için, birey zararlarını bilse bile madde kullanımını durduramaz. Bu nörobiyolojik değişiklikler sonucunda kişi, maddeden başka hiçbir şeye ilgi duymamaya başlar ve kullanım üzerinde kontrolünü kaybeder” şeklinde konuştu.

Anlayışlı ve Profesyonel Yaklaşım İyileşmeyi Hızlandırıyor

Bağımlılığın tedavi gerektiren bir hastalık olduğunun kabul edilmesinin, aile içi ilişkileri güçlendirdiğini belirten Prof. Dr. Noyan, şu ifadeleri kullandı: “Hastalık modeli, bağımlılığın kişinin iradesini zayıflatan nörobiyolojik temelleri olduğunu kabul ederek, daha anlayışlı, destekleyici ve profesyonel bir yaklaşımın önemini vurgular. Bu da hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de hasta ile ailesi arasındaki ilişkiyi iyileştirir.”

Bütüncül Tedavi Stratejisi

Bağımlılıkla mücadelede genetik yatkınlık, çocukluk travmaları ve çevresel faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Noyan, tedavi sürecinde kararlılık, süreklilik ve düzenli profesyonel takibin nüks riskini azaltmak için kritik rol oynadığını belirtti.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın