Orta Asya, Nükleer Silahsız Bölge Olarak 20. Yılını Kutluyor

3 dk okuma süresi
Central Asia celebrates 20 years as a nuclear-weapon-free zone - news.un.org

Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan’ı bir araya getiren anlaşma, bu devletlerin nükleer silah geliştirmeme, edinmememe, test etmememe ve konuşlandırmama yönündeki gönüllü taahhütlerini yasal güvence altına alıyor.

BM Silahsızlanma İşleri Ofisi’nin (UNODA) Kitle İmha Silubı Şubesi Şefi Christopher King, “Nükleer silahsız bölgeler yalnızca tarihi başarılar değil, aynı zamanda bölgesel güvenliğin, yayılma önlemenin ve nükleer risk azaltmanın canlı araçlarıdır” diyor.

Bir Araya Gelen Milletler

King, Orta Asya bölgesinin etkili bölgesel iş birliğinin bir örneği olarak durduğunu ve beş ülkeyi bağlayıcı bir yükümlülük altına aldığını belirtiyor.

“Bu tür bölgeler şeffaflığa, güven inşasına ve risk azaltmaya katkıda bulunuyor ve bölgesel güvenlik kaygıları ile küresel yayılma önleme ve silahsızlanma mimarisi arasında pratik bir köprü kurulmasına yardımcı olabilir” diyen King, bu değerlendirmeyi yapıyor.

2026 Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) gözden geçirme konferansında Kazakistan heyetine başkanlık eden Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yerzhan Aşıkbayev de bölgenin öneminin çok öteye taşındığına inanıyor.

Aşıkbayev, “Semipalatinsk Antlaşması’nın yalnızca Orta Asya’da değil, sınırlarının ötesinde de güvenliği sağlamaya yaptığı katkı tartışılmaz” ifadesini kullanıyor.

Diplomat, bölgenin oluşturulmasının bölge ülkelerinin barışı, istikrarı ve güvenliği güçlendirme ve nükleer testlerin mirasını aşma yönündeki ortak kararlılığını yansıttığını aktarıyor.

Taahhütler Sorgulanıyor

Günümüzde artan jeopolitik gerilimler ortaklarında bazı uzmanlar bu tür anlaşmaların dayanıklılığını sorguluyor. Ancak Aşıkbayev bu görüşe katılmıyor. “Aksine, bu tür kritik dönemlerde bölge var olumlu bir faktör olduğunu gösteriyor” diyen Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, Kazakistan’ın çok taraflı diplomasiye bağlı kaldığını ve bölgenin daha da geliştirilmesinin bu politikanın bir parçası olduğunu ekliyor.

Orta Asya deneyimi dünyanın diğer bölgelerinde de ilgi çekiyor ancak Aşıkbayev’in de belirttiği gibi bu tür bölgelerin oluşturulması ilgili devletlerin egemen kararı olmalı.

Aynı zamanda nükleer geçmişin mirası bugün de özellikle eski Semipalatinsk test sahası çevresinde hissedilmeye devam ediyor ancak rehabilitasyon programları devam ediyor.

Modern bir onkoloji merkezi kurulmuş ve daha önce kısıtlı olan bazı bölgeler kapsamlı bir değerlendirmenin ardından kademeli olarak ekonomik kullanıma geri döndürülüyor.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın