Tüp Bebekte Eksozom Tedavisi: Başarı Şansını Artıran Yeni Yöntem

4 dk okuma süresi

Tüp bebek tedavisinde destekleyici bir yöntem olarak öne çıkan eksozom tedavisi, uzmanlar tarafından başarı oranlarını artırma potansiyeli taşıyan bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Hücreler arası iletişimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yöntem, özellikle standart tedavilerden yeterli yanıt alamayan hastalar için yeni bir umut kaynağı oluyor.

Eksozom Tedavisi Nedir?

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Tayfun Kutlu, eksozomların vücuttaki hücrelerin iletişim kurmak amacıyla salgıladığı küçük kesecikler olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Kutlu, “Eksozomlar, hücre içindeki mesajları taşıyan protein bazlı maddeler, büyüme faktörleri ve genetik materyaller içerir. Bu kesecikler laboratuvar ortamında kandaki ya da dokulardan ayrıştırılır ve ayrıştırılan bu sıvı hedeflenen dokuya enjekte edilir. Yoğunlaştırılan eksozomların yeniden vücuda verilmesindeki amaç, hücreler arası iletişimi artırarak, hedeflenen dokunun yenilenmesini desteklemektir” açıklamasında bulundu.

Uygulama Yöntemleri ve Süreç

Eksozom temininde iki farklı yöntem bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kutlu, şunları kaydetti: “Bu küçük keseciklerin başka kişilerden elde edilmesi işlemine allojenik denir. Bebeklerin göbek kordonunda bulunan kök hücrelerin salgıladığı veziküllerin ayrıştırılması bu yönteme örnek verilebilir. Bir diğer teknik, kişinin kendisinden elde edilen otolig yöntemdir. Bu yöntemde bireyin kendi kanı belirli işlemlere tabi tutularak ayrıştırılır ve ihtiyaç duyulan dokuya enjekte edilir. Tüp bebekte eksozom yöntemi, yumurtalık rezervi düşük ya da klasik tedavilerle yeterli yumurta elde edilemeyen kişilerde uygulanır. Anestezi altında, ultrason eşliğinde ve yaklaşık 15–20 dakikada tamamlanır. Yumurta toplamanın tersine, iğneyle eksozomlar yumurtalıklara verilir. Adet sebebiyle kanamalı günler dışında, her zaman yapılabilir.”

Kök Hücre ve Eksozom Farkı

Kök hücre tedavisi ile eksozom tedavisinin sıklıkla karıştırıldığını vurgulayan Prof. Dr. Kutlu, “Kök hücre işleminde kök hücreler ayrıştırılırken, ekosom tedavisinde kök hücrenin salgıladığı veziküller yani kesecikler ayrıştırılıyor. Kök hücreler değişim potansiyeline sahip oldukları için enjekte edilen dokuya dönüşüp oradaki canlı hücre sayısını artırıyor. Eksozomda ise kök hücreleri değil onların iletişim kurabilmek için ürettikleri maddecikleri kullanıyoruz. Özetle, kök hücreler yeni hücre üretir ve doğrudan onarım yapar, eksozomlar ise hücrelere onar mesajı gönderir, dolaylı etki eder” dedi.

İkincil Tedavi Olarak Eksozom

Eksozom yönteminin herkes için uygun olabileceğini belirten Prof. Dr. Kutlu, yöntemin ikincil bir tedavi olduğunu hatırlatarak, “Erken menopoz, düşük yumurtalık rezervi, prematür yumurta yetmezliği gibi durumlarda veya standart tüp bebek tedavilerinde yeterli cevabı alamadığımız kişilerde faydalandığımız eksozom yöntemi herkese uygulanabilir. PRP, ekzosom ve hormon tedavilerinin bu kişilerde tercih edilmesi işlemden alınacak verimin artırılmasını sağlar bu nedenle ilk değil ikincil tedavi yöntemleri olarak görmek gerekir. Örneğin tüp bebek tedavisi gören bir hastadan ortalama 15 yumurta toplanabiliyorsa burada bu ek çözümlere başvurmaya gerek yok” değerlendirmesinde bulundu.

Riskler ve Gelecek Beklentileri

Uygulamanın teorik olarak bazı riskler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kutlu, “Eksozom tedavisinin teorik anlamda benzer tıbbi uygulamalarda görülebilecek olası risklere açık olduğunu söylemek gerekir. Uygulama, anestezi altında ve ultrason eşliğinde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle PRP uygulaması ya da yumurta toplama işleminde olduğu gibi; kanama, enfeksiyon ve nadiren de olsa organ yaralanması gibi riskler söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı. Tedavinin henüz deneysel olduğunu vurgulayan Kutlu, bilimsel çalışmaların artmasıyla kullanım alanlarının genişleyeceğini öngördüğünü belirtti.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın