Orman yangınları sadece doğaya değil, insan sağlığına da ciddi tehditler oluşturuyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, yangın kaynaklı hava kirliliğinin doğrudan duman maruziyeti olmasa dahi geniş bir kitleyi etkilediğini belirtti.
Yangın Dumanı Solunan Havayı Kirletiyor
Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, yangın dumanıyla atmosfere yayılan PM2.5 ve PM10 gibi ince partiküllerin akciğerlere ve kan dolaşımına sızdığını ifade etti. Akduman, bu durumun etkilerini şu sözlerle açıkladı: “Bu partiküller akciğerlere ve kan dolaşımına kadar ulaşarak solunum ve kalp hastalıklarının tetiklenmesine neden olur. Çünkü böyle bir felaket anında bu partikül sayısı WHO’nun belirlediği limitlerin kat kat üzerine çıkar. Beraberinde havaya kimyasal maddeler de salınır ve karbondioksit oranı da limitlerin çok aşar. Sonuçta gözlerden cilde, akciğerlerden kalbe kadar geniş bir yelpazede etki alanı bulur. Öksürük, hırıltılı nefes alma gibi şikayetler artarken kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç riski de gelişir.”
Kronik Hastalar İçin Risk Faktörü
Özellikle astım ve KOAH hastalarının risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Ü. Akduman, “Astım, KOAH, bronşit gibi solunum hastalığı olanlarda yoğun duman hava yollarını tahriş ederek iltihaplanmaya ve spazma yol açar. KOAH hastalarında dumanlı havalarda atak geçirme riski 5 kata kadar çıkabilir. Bu kişilerde nefes darlığı, oksijen yetersizliği, öksürük gibi şikayetler gözlenir. Aynı şekilde hipertansiyon, kalp yetmezliği gibi sorunları olanlarda da duman, damarlarda inflamasyonu tetikleyerek kalp üzerinde ek bir yük oluşturur. Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde kalp krizi riskinin yaklaşık yüzde 42 oranında arttığını gösteriyor. Kardiyovasküler sorunları olanlarda da dumana maruziyet sonrasında çarpıntı, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler ortaya çıkabilir” dedi.
Hassas Gruplar Daha Fazla Etkileniyor
Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve bağışıklığı zayıf olanların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Akduman, “İleri yaştaki kişilerde akciğer fonksiyonları azalır ve bağışıklık sistemi de zayıflar. Beraberinde bu kişilerde kronik hastalık oranı da daha yüksektir. Dolayısıyla dumandan daha fazla etkilenir. Aynı şekilde çocukların akciğerleri henüz gelişme aşamasındadır ve bu da onları çevresel kirleticilere karşı daha savunmasız hale getirir. PM2.5 gibi ince partiküller, çocukların solunum yollarında tahrişe neden olarak astım gelişme riskini artırabilir. Ayrıca, hamilelik döneminde maruz kalınan duman, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskinin yükselmesine neden olabilir. Özellikle kemoterapi gören hastalarda enfeksiyon ve zatürre riski belirgin şekilde artacağı için önlem almaları gerekir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlardan Sağlık İçin Korunma Önerileri
Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, hava kalitesinin düştüğü dönemlerde alınabilecek önlemleri şu şekilde sıraladı:
- Mümkün olduğunca kapalı ortamlarda kalınmalı, kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır.
- İnce partiküllere karşı N95 veya N99 filtreli maskeler tercih edilmelidir.
- Vücudun nem dengesini korumak için bol su tüketilmelidir.
- Düzenli ilaç kullanımı aksatılmamalı ve nefes açıcılar her an ulaşılabilir olmalıdır.
- Şikayetlerin geçmemesi durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

