Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı’nın, hava koşullarının bir silah ve savaş aracı olarak kullanılabileceğine dair açıklamaları yeniden gündeme geldi. Yazar Abbas Güçlü’nün köşesine taşıdığı değerlendirmelerde, özellikle 28 Nisan 2025 tarihinde İspanya ve Portekiz’de yaşanan büyük elektrik kesintisi üzerinden meteorolojik olayların stratejik etkileri ele alınıyor.
Hava Modifikasyonu ve Güvenlik Riski
Prof. Dr. Hamit Hancı, geçmişte yaptığı bir konferansta günümüz teknolojisiyle havanın bir savaş aracı haline geldiğine dikkat çekmişti. Hancı, “İkinci Dünya Savaşı’nda ABD’li bir komutanın ‘Havayı kontrol eden, dünyayı kontrol eder’ sözüne dikkat çeken ve savaşların eskiden açık ve olumlu havada yapıldığına belirten Hancı şöyle konuştu: ‘Halbuki şimdi havanın bizatihi kendisi bir savaş aracıdır. Bulutları bir araya getirebiliyorsunuz hava modifikasyonu ile fırtına, yağmur ve şimşek yapabiliyorsunuz. Ya da uçaklarınız uçarken kötü havayı düzgün hale getirebiliyorsunuz. Havadan kimyasal ve biyolojik silahlar serpebiliyorsunuz. Hava modülasyonu ve havanın bir silah olarak kullanılmasına karşı Türkiye kendi güvenliğini sağlamalıdır…'” ifadelerini kullandı.
İspanya ve Portekiz’deki Elektrik Kesintisi
Prof. Dr. Hamit Hancı ve Dr. Alp Aslan tarafından hazırlanan “İspanya Ve Portekiz’deki Elektrik Kesintisi Olayı – Acil Durum Analiz Raporu”nda, 28 Nisan 2025 tarihinde yaşanan krizin detayları şu şekilde paylaşıldı:
- 28 Nisan 2025 tarihinde İspanya ve Portekiz’de yaşanan büyük ölçekli elektrik kesintisi, ulaşım, iletişim ve sağlık gibi kritik altyapıları durma noktasına getirdi.
- İspanya hükümeti, yaşanan kriz nedeniyle ulusal çapta olağanüstü hal (OHAL) ilan etti.
- Teknik incelemeler, kesintinin İspanya elektrik şebekesindeki ani bir osilasyon (salınım) ile tetiklendiğini ve atmosferik kaynaklı teknik bir arıza ihtimalinin en güçlü seçenek olduğunu ortaya koydu.
- İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, siber saldırı iddiaları dahil tüm senaryoların incelendiğini belirterek halkı spekülasyonlardan kaçınmaya çağırdı.
Rapor, sıra dışı hava koşullarının modern enerji ağlarında ciddi kırılganlıklara yol açabileceğini vurguluyor. Uzmanlar, Türkiye’nin de enerji güvenliği konusunda benzer risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor.

