BM Güvenski Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemeleri Kalıntı Mekanizması’nın (IRMCT) geleceğini tartışmaya devam ediyor. 2010 yılında, Eski Yugoslavya (ICTY) ve Ruanda (ICTR) Uluslararası Ceza Mahkemeleri’nin kapanmasından sonra temel işlevleri sürdürmek amacıyla kurulan mekanizmanın kapanış süreci yaklaşırken, Konsey üyeleri arasında farklı görüşler öne sürülüyor.
Mekanizma Başkanı: ‘Sınırlı Ama Önemli İşler Kaldı’
Mekanizma Başkanı Graciela Gatti Santana, Konsey’e yaptığı konuşmada, mekanizmanın görevini “etkili bir şekilde yerine getirdiğini” ve son bir sayıştırma davasının ulusal bir yargıya gönderilmesinin ardından “sınırlı ama hâlâ önemli” işlerin kaldığını söyledi.
Gatti Santana, “Birleşmiş Milletler’in bakım yükümlülüğü kapsamındaki kişilere yönelik sorumluluğunün – ve aslında uluslararası ceza adaletinin geleceğinin – artık Konsey’in önünde durduğunu” ifade etti.
Yüzde 90’a Varan Personel Azaltma Önerisi
Mekanizma Başkanı, personel kaynaklarında yaklaşık yüzde 90 oranında azaltma sağlayabilecek bir stratejik plan sundu. Plana göre, ulusal yargılara yardım ve arşiv yönetimi gibi bazı işlevler BM Sekreterliği’ne devredilebilir.
Ancak Gatti Santana, mahkum transferleri ve tahliyeleri, tanık koruması ve sevk edilen davaların izlenmesi gibi belirli yargısal sorumlulukların uluslararası düzeyde kalması gerektiğini savundu.
“Kalıcı adalet, net veya sonlu zaman çizgilerine uymaz” diyen Gatti Santana, öneriyi “prensip ve pragmatizm” arasında bir denge olarak nitelendirdi.
Savcı Brammertz: Miras ve Arşivlerin Önemi
Mekanizma Savcısı Serge Brammertz, yargı dışı işlevlerin BM Sekreterliği’ne aktarılmasını desteklerken, cezalarını çeken mahkumların uluslararası denetim altında kalmasının gerekliliğini vurguladu.
Brammertz, soykırım inkârı ve savaş suçlularının yüceltilmesinin devam ettiği bir dönemde mekanizmanın mirasının sürekli önem taşıdığını belirtti.
“Ruanda ve eski Yugoslavya’daki korkunç vahşetler rastgele şiddet patlamaları değildi” diyen Brammertz, nefret söyleminin ve propagandanın şiddetin yolunu açtığını ve arşivlerin eğitim değerini vurguladığını söyledi.
Arşivlerin Yeri Tartışması
Mahkemelerin arşivlerinin gelecekte nerede bulunacağı, Konsey’deki büyükelçiler önündeki en tartışmalı konulardan biri olarak öne çıktı.
Ruanda Adalet Bakanı ve Başsavcı Emmanuel Ugirashebuja, ICTR arşivlerin Ruanda’ya devredilmesi gerektiğini savundu.
“Tutsi soykırımından sağ kurtulanlar için ICTR arşivlerinin devri, sadece kayıtların başka yere taşınmasını temsil etmeyecektir – tarihlerinin önemli bir bölümünün geri dönüşünü temsil edecektir” diyen Ugirashebuja, arşivlerin ülkesine verilmesini istedi.
Ruanda mahkemesini yirmi yıl boyunca Arusha’da barındıran Tanzanya ise, arşivlerin modern altyapıya ve geniş erişilebilirliğe sahip tarafsız bir konumda barındırıldığını savundu.
Eski Yugoslavya mahkemesinin arşivlerinin geleceği konusunda da benzer anlaşmazlıklar yaşandı. Sırbistan, ilgili malzemeleri koruma teklifinde bulunurken, Hırvatistan ve Bosna-Hersek erişilebilirliğin önemini vurguladı ve şeffaflığa yönelik siyasi taahhüdün yeterliliği konusunda endişelerini dile getirdi.
Kapanış Çağrısı ve Acelecilik Uyarısı
Konsey üyeleri, mekanizmanın kalıcı olmasının hiçbir zaman amaçlanmadığı konusunda genel bir fikir birliği sağlarken, kapanış hızı konusunda ayrıştılar.
Yunanistan, Pakistan ve Somali dahil olmak üzere birçok üye, “küçük, geçici ve verimli” bir yapının korunmasını destekledi. Amerika Birleşik Devletleri, Konsey’in mekanizmanın çalışmalarının “sorumlu ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını” sağlayacak önemli kararlar aldığını belirtti.
Rusya ise mekanizmanın “inatça kalıntı işlevlere sarılmaya devam ettiğini” savunarak sorumlulukların daha fazla devredilmesi çağrısında bulundu.
Birçok heyet, çok hızlı hareket edilmemesi konusunda uyarıda bulundu.
Kolombiya temsilcisi, “Amaç, mekanizmanın kesintisiz ve düzenli kapanışı olmalıdır” dedi.

