BM Dünya Mahkemesi: Grev hakkı 1948 tüzel ilişkileri sözleşmesiyle korunuyor

4 dk okuma süresi
Right to strike protected under key labour treaty, says UN World Court - news.un.org

BM Dünya Mahkemesi (Uluslararası Adalet Divanı – ICJ), grev hakkının Sendikal Özgürlüğünü ve Örgütlenme Hakkını Koruma Sözleşmesi, 1948 (No. 87) kapsamında korunduğuna karar verdi. Mahkeme, 10 oya karşı 4 oyla aldığı bu kararla, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yıllardır tartışma konusu olan bir meselesine açıklık getirdi.

Mahkeme kararında, “işçilerin ve onların örgütlerinin grev hakkının korunduğunu” tespit etti. Ancak mahkeme, görevlendirici görüşünün grev hakkının tam kapsamını belirlemediğini vurguladı. Yargıçlar, “bu sonucun söz konusu hakkın kesin içeriği, kapsamı veya uygulanma koşullarına dair herhangi bir belirleme anlamına gelmediğini” ifade etti.

Tartışmanın merkezi

Sözleşme No. 87’de grev hakkına açıkça atıf bulunmamasına rağmen, örgütlenme hakkının grev eylemini kapsayıp kapsamadığı yıllardır ILO’da hükver, işveren ve işçi temsilcileri arasında anlaşmazlık kaynağı olmuştu.

İşveren grupları, sözleşmenin olağan anlamıyla böyle bir hakkı ima eden bir hüküm içermediğini ve antlaşmanın hazırlık tarihinin grev eylemini dahil etme neti olmadığını savunuyordu. İşçi temsilcileri ise grev hakkının sendikal özgürlüğün ayrılmaz parçası olduğunu ve ILO denetim organları tarafından uzun süredir tanındığını ileri sürdü.

Mahkemenin gerekçesi

Mahkeme, Sözleşme No. 87’de “grev hakkına açık bir atıf bulunmadığını” kabul etti, ancak böyle bir hükmun yokluğunun “konunun sözleşmeden dışlandığı anlamına gelmeyebileceğini” belirtti. Yargıçlar, grev eyleminin, sözleşmede işçi ve işveren örgütlerinin “faaliyetleri”nin olağan anlamı dahilinde olabileceğine, işçilerin ve işverenlerin örgütlenme ve çarlarını savunma haklarını koruyan hüküte değerlendirilebileceğine karar verdi.

Yargıçlar arasında görüş ayrılığı

Mahkeme, ILO’nun talebine yanıt verme konusunda oybirliğiyle anlaştıysa da, dört yargıç ana sonuca muhalefet etti. Yargıç Peter Tomka, çoğunluğun sözleşmeyi Devletlerin kabul ettiğinin ötesine taşıdığını, sözleşmenin işçi ve işveren örgütlerinin “kuruluşunu, özerkliğini ve iç yönetimini” koruduğunu ancak grev gibi belirli kolektif ekonomik eylem biçimlerini korunmadığını savundu.

Yargıç Xue Hanqin ise kararı “antlaşma yorumlamaktan ziyade insan hakları savunuculuğu” olarak eleştirdi ve mahkemenin sözleşmenin metnine ve hazırlık tarihine odaklanması gerektiğini öne sürdü.

Danışma görüşleri

Bu dava, ILO tarihinde bir uluslararası çalışma sözleşmesinin yorumuna ilişkin sorunun ikinci kez mahkemeye havale edilmesi oldu ve 1945’te kurulmasından bu yana ICJ’ye yapılan ilk böyle talep oldu. ICJ danışma görüşleri bağlayıcı karar niteliği taşımıyor, ancak önemli hukuki ve siyasi ağırlığa sahip. Lahey’de bulunan ICJ, Birleşmiş Milletler’in temel yargı organı olup, BM Genel Kurulu ve Güvensey Konseyi tarafından seçilen 15 yargıçtan oluşuyor.

ILO, Yönetim Kurulu’nun Kasım oturumunda bu görüşü ve olası takip adımlarını ele almasının beklendiğini duyurdu.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın