Sosyal Hizmet Çalışanına Saldırı Sonrası Güvenlik ve Çalışma Koşulları Masaya Yatırıldı

4 dk okuma süresi

Hakkari’de bir sosyal hizmet çalışanı psikoloğa yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırı, çalışma alanlarındaki güvenlik ve koşulları yeniden gündeme getirdi. Saldırıya uğrayan meslektaşa geçmiş olsun dilekleri iletilirken, her türlü şiddetin karşısında olunduğu vurgulandı.

Sosyal Risk Haritası Projesi ve Sahadaki Sorunlar

Sosyal hizmet alanında önleyici çalışmaların ve risklerin erken tespitinin önemi biliniyor. Ancak bu tür çalışmaların saha koşulları, çalışan güvenliği, personel kapasitesi, teknik altyapı ve mesleki değerlendirmeler dikkate alınarak planlanması gerektiği belirtildi. Son dönemde hayata geçirilen sosyal risk haritası çalışmasının, çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek örgütleri ve akademinin görüşleri yeterince alınmadan yapıldığına dair geri bildirimler bulunuyor. Özellikle hane temelli çalışmalarda çalışan güvenliği, kurum kapasitesi ve etik süreçlerin daha kapsamlı ele alınması gerektiği ifade edildi.

Mesleki İlkeler ve Veri Odaklılık Sorunu

Sosyal risk haritalaması çalışmalarının sadece veri toplama ve risk sınıflandırması odaklı değil, sosyal hizmetin temel ilkeleri olan insan onuru, müracaatçının yüksek yararı, güven temelli çalışma ve “çevresi içinde birey” yaklaşımı çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Sahada niceliksel veri üretimine indirgenen uygulamaların, hizmet sunumunun niteliğini zayıflattığı ve çalışanları mesleki açıdan kırılgan hale getirdiği belirtildi. Risk haritalaması süreçlerinde çalışanların rolünün “veri toplayıcı” pozisyonuna indirgenmesi, mesleki özerklik ve müracaatçıyla güven ilişkisi açısından sorunlar yaratıyor. Riskli hanelerde yeterli kurumsal destek ve güvenlik mekanizmalarının sağlanmaması, çalışanları korumasız bırakıyor.

Yapısal Eksiklikler ve Talepler

Uzun yıllardır süren hane temelli saha çalışmalarından elde edilen verilerin sosyal politika üretimine ne ölçüde dönüştüğüne dair şeffaf değerlendirmelerin paylaşılmaması önemli bir eksiklik olarak görülüyor. Çalışanların can güvenliğini, mesleki itibarını ve emeğini koruyan şeffaf, katılımcı ve hak temelli bir sosyal hizmet sisteminin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda şu talepler sıralandı:

  • Çalışan güvenliğini önceleyen tedbirlerin alınması
  • İşçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarının güçlendirilmesi
  • Yeterli personel ve teknik altyapının sağlanması
  • Etik, hukuki ve mesleki ilkelerin titizlikle gözetilmesi
  • Çalışanların görüş ve önerilerinin karar süreçlerine dahil edilmesi
  • Sosyal hizmet alanındaki yapısal eksikliklerin giderilmesi
  • Sosyal risk haritalaması çalışmalarının meslek örgütleri, akademi ve saha çalışanlarının katılımıyla yeniden değerlendirilmesi
  • Risk tespiti kadar koruyucu-önleyici ve güçlendirici müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi
  • Sahada görev yapan personelin fiziksel, psikososyal ve mesleki güvenliğini esas alan uygulama standartlarının oluşturulması

Bu talepler karşılanıncaya kadar ilgili dernek ve sendikalar tarafından çeşitli adımlar atılacağı ifade edildi.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın