Av. Sancaktar Devlet Özkul ve Hakim Eshat Özkul tarafından kaleme alınan ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Suçları’ isimli kitabın ikinci baskısı yayımlandı. Hukuk dünyasına önemli bir kaynak sunan eser, Türkiye’deki uyuşturucu ile mücadele sürecini yargısal bir perspektifle detaylandırıyor.
Uyuşturucu ile Mücadelede Yargısal Yaklaşım
Av. Sancaktar Devlet Özkul, kitabın ikinci baskısı hakkında Gazeteci Deniz Olgun’a açıklamalarda bulunarak, çalışmanın Türkiye’deki uyuşturucu ile mücadeleyi hukuk ekseninde incelediğini belirtti. Eser, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin toplum üzerindeki sosyal, ekonomik ve ailevi tahribatlarına dikkat çekerken, bu süreçte hukuki yaklaşımların önemini vurguluyor.
Global Tehdit ve Hukukun Üstünlüğü
Bilim ve Sağlık Haber Ajansı’na (BSHA) konuşan Av. Sancaktar Devlet Özkul, değişen dünyada uyuşturucu madde çeşitliliğinin arttığını ve kullanım yaşının düştüğünü ifade etti. Özkul, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Gelişen ve globalleşen bu çağda, etkileşim ve iletişimin hızlanması, uyuşturucu veya uyarıcı madde sayısı ve türünün çoğalması göz önüne alındığında, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ciddi bir tehdit olmuştur. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanım yaşının küçük yaşlara gerilemesi ise hem ailevi hem de toplumsal bir sorun haline gelmiştir.”
Devletin bu maddelerle mücadele etme sorumluluğuna dikkat çeken Özkul, mücadelenin hukuk devleti ilkeleriyle yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Tüm bu tehditlere karşın devletin, bireyi ve toplumu uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden arındırma, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle sonuna kadar mücadele etme görevi bulunmaktadır. Ancak hukuk devletini diğer devlet ve yönetim biçimlerinden ayıran en büyük özellik hukuka, demokrasiye ve insan haklarına saygılı olmasıdır. Tüm suçlarla mücadelede olduğu gibi devlet ve devlet adına hareket eden kamu görevlilerinin, görevlerini icra ederken hukukun üstünlüğü ve hukuka bağlılık ilkeleriyle hareket etmek suretiyle bu suçla mücadele etmeleri gerekir” şeklinde konuştu.

