BM Genel Sekreteri António Guterres, 2026 Nefret Söylemiyle Mücadele Uluslararası Günü mesajında, “Nefret söylemi, insanlıktan çıkmının ilk adımıdır” ifadesini kullandı.
Guterres, nefret söyleminin kadınlar, göçmenler, mülteciler, LGBTQIA+ bireyler, engelli kişiler ve birçok azınlık grubun hedef alındığı bir “bölüşme aracı” olduğunu belirterek, bunun sıklıkla siyasi kazanç amacı taşıdığını dile getirdi.
Yapay zeka ile alevlenen nefret söylemi
Guterres, dijital çağda nefret söyleminin benzeri görülmemiş bir hızla yayıldığını vurguladı. Düzenlenmemiş platformlar ve yapay zeka teknolojisinin bu süreci yoğunlaştırdığını aktaran BM Genel Sekreteri, şunları söyledi:
“Çok fazla algoritma, öfke ve bölüşmeyi ödüllendiriyor, yalanları beğeni için teşvik ediyor ve şiddeti görüntüleme için teşvik ediyor. Çevrimiçi anonimlik, faillerin sorumlu tutulmasını da zorlaştırıyor.”
BM Kadınlar Birimi’ne (UN-Women) bağlı Kadınlara Yönelik Şiddeti Sonlandırma Şubesi Şefi Kalliopi Mingeirou, UN News verdiği röportajda, hızlı teknolojik gelişmelerin nefret söyleminin yayılmasını ve çevrimiçi paylaşılan muhafazakar, gerici görüşleri kolaylaştırdığını belirtti.
Mingeirou, “Manosfer tek bir web sitesi veya topluluk değil. Algoritma odaklı içeriklerden oluşan daha geniş bir ekosistem. Bu ekosistem, kadınlara yönelik nefretti ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadın haklarına muhalefeti çok hızlı yayabiliyor ve bunları oldukça normal ve kabul edilebilir gösterebiliyor” ifadesini kullandı.
Yapay zekanın kadınlara yönelik nefreti yaratmadığını kabul etmekle birlikte, Mingeirou bunu yoğunlaştırdığına inanıyor. “Saldırganlar artık deepfake’ler, cinselleştirilmiş sentetik görüntüler, kimlik taklidi içeriği ve diğer görüntü tabanlı istismar biçimlerini daha hızlı, daha ucuz ve daha az teknik beceriyle oluşturup yayabiliyor” dedi.
BM’nin nefret söylemiyle mücadele stratejisi
BM Genel Sekreteri, nefret söylemi konusunda tutum almanın ifade özgürlüğüne aykırı olduğu argümanını uzun süredir reddediyor. 2019 yılında dünya genelinde nefret söyleminde endişe verici artışa yanıt olarak BM Nefret Söylemiyle Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı‘nı başlattı.
Bu strateji, Birleşmiş Milletler sistemi genelinde çabaları koordine etmeyi, nefret söylemini belirlemeyi, önlemeyi ve yüzleşmeyi amaçlarken uluslararası insan hakları standartlarına saygı gözetiliyor. Guterres, “İfade özgürlüğü, zararlı mesajlar için hiçbir zaman bahane olamaz” diyor.
Son dönemde ise BM, Bilgi Bütünlüğü İçin Küresel İlkeler adlı belgesiyle, küresel bilgi akışlarının artık birkaç ülkede merkezli az sayıda şirketin domine etmediği bir dünya vizyonunu öneriyor.
Bu ilkeler, insanların tükettikleri medya üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasını, kendi çevrimiçi deneyimlerini ve kişisel verilerinin kullanımını yönetebilmesini çağırıyor.

