Milyonlarca Mülteci İçin Yeniden Yerleşim Hala Ulaşılabilir Değil

3 dk okuma süresi
Resettlement remains out of reach for millions of refugees - news.un.org

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)‘nin yayımladığı Projected Global Resettlement Needs raporuna göre, 2027 yılında dünya genelinde tahmini 2,4 milyon mülteciye yeniden yerleşim ihtiyacı duyulacaktır. Bu mülteciler, halen yaşadıkları ülkelerde risk altında kalmakta ve güvenli bir şekilde ülkelerine dönememektedir.

Bu rakam, 2026 yılı tahminlerine göre yüzde 6’lık bir düşüşü yansıtsa da UNHCR, azalmanın geniş kapsamlı iyileşmelerden ziyade sahadaki karmaşık gerçeklikleri yansıttığını vurgulamıştır.

Karmaşık Gerçeklikler

Suriyeli mülteciler açısından, 2024 sonlarından itibaren yaşanan siyasi değişimler, devam eden istikrarsızlığa rağmen bazı mültecilerin gönüllü geri dönüşü için fırsatlar yaratmıştır.

İran ve Pakistan’daki Afgan mülteciler söz konusu olduğunda ise düşüş, kısmen zorlu ve olumsuz koşullar altında gerçekleşen geri dönüşlerle ilişkilendirilmektedir.

Afgan mülteciler, yeniden yerleşime ihtiyaç duyacak en büyük nüfusu oluşturmaya devam etmektedir. Bunları Güney Sudan, Sudan ve Suriye kökenli mülteciler ile başta Bangladeş’te yaşayan Rohingya mültecileri izlemektedir. Bu grupların birçoğu, ciddi koruma riskleriyle karşı karşıya kalmaya ve sınırlı kalıcı çözüm alternatiflerine sahip olmaya devam etmektedir.

Bölgesel ihtiyaçlar, Doğu ve Güney Afrika’da en yüksek seviyede seyretmekte olup bunu Asya ve Pasifik ile Batı ve Orta Afrika takip etmektedir.

Baskı Altındaki Hayat Hattı

UNHCR, insani ihtiyaçların devam ettiği ve milyonlarca mültecinin belirsizliğe mahsur kaldığı bir dönemde yeniden yerleşim fırsatlarının daraldığı uyarısında bulunmuştur.

2025 yılında, UNHCR destekli yeniden yerleşim programları aracılığıyla yaklaşık 37.000 mülteci yeni ülkelerine yerleşmiştir. Bu rakam, bir önceki yılda gerçekleşen 116.000’ın üzerindeki kalkışlardan ciddi bir düşüşü temsil etmekte ve ihtiyaç sahiplerinin yalnızca küçük bir kısmını karşılamaktadır.

Bu düşüş, uluslararası toplumu 2027 yılına kadar 130.000 yeniden yerleşim yeri sağlama hedefinden uzaklaştırmaktadır.

UNHCR Kalıcı Çözümler ve Saha Koruma Destek Servisi Başkanı Jackie Keegan, açıklama yaparak bu eksikliğin “varış ülkelerindeki kabul duraklamalarına, daha kısıtlayıcı kriterlere ve işlem birikimlerine yol açan politika değişikliklerinin birleşimi” olduğunu belirtmiştir.

UNHCR, yeniden yerleşimin genişletilmesinin; savunmasız mültecileri korumak, ev sahibi ülkeler üzerindeki baskıyı hafifletmek ve güvenli dönüşü mümkün olmayan ailelere kalıcı çözümler sunmak için hayati önem taşıdığını vurgulamıştır.

Paylaşılan Sorumluluk

En büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan ülkeler, yerel sistemler üzerindeki baskı arttıkça uluslararası sorumluluk paylaşımının artırılması çağrısında bulunmaya devam etmektedir.

Düşük ve orta gelirli ülkeler, dünya mültecilerinin yaklaşık yüzde 68’ine ev sahipliği yapmakta olup, toplulukları destekleme çabalarına rağmen kamu hizmetleri ve kaynaklar üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Keegan, “Yeniden yerleşimin genişletilmesi acil ve mümkün bir hedef. Kontenjanların artırılması, daha fazla ülkenin sürece dahil edilmesi ve işlemlerin hızlandırılması, bu hayat kurtaracak aracın en çok ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlayacaktır” ifadesini kullanmıştır.

Eylem Çağrısı

Bu yıl 1951 Mülteci Sözleşmesi’nin 75. yıl dönümünü kutlayan UNHCR, hükümetleri mülteci koruma taahhütlerini yenilemeye ve kalıcı çözümlere giden yolları genişletmeye çağırmıştır.

UNHCR açıklamasında, “Yeniden yerleşim bir iyilik değil, gelecek nesiller için yerinden döngüsünü kırmaya yardımcı olan kalıcı bir çözümdür” denilmiştir.

UNHCR ayrıca, yeniden yerleştirilen mültecilerin yeni topluluklarına ekonomik ve sosyal katkılar sağladığını, aynı zamanda menşe ve iltica ülkelerindeki yakınlarını desteklemeye devam ettiğini belirtmiştir.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın