Deepfake Teknolojisi Tıbbi Güveni Tehdit Ediyor: Uzmanlardan Uyarı

4 dk okuma süresi

Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. İ. Hamit Hancı ve Av. Dr. Alp Aslan, deepfake teknolojisinin tıp alanındaki güvenilirliği üzerindeki potansiyel etkilerine dair önemli bir yazı kaleme aldı. Axios’ta yer alan bir habere atıfta bulunan uzmanlar, yapay zekanın doktorları farkında olmadan zararlı ürünlerin reklamlarında veya yanlış bilgi yayımında kullanabileceği uyarısında bulundu.

Yazıda, sosyal medya platformlarındaki yapay zeka kaynaklı içeriklerin yaygınlaşmasının, tıp camiasına olan kamu güvenini zedeleyebileceği belirtildi. Ayrıca bu teknolojinin sigorta dolandırıcılığı, veri hırsızlığı ve hasta güvenliğini riske atma gibi olumsuz sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Daha önce sadece sahte doktorların söz konusu olduğunu hatırlatan uzmanlar, günümüzde gerçek hekimlerin yüzlerini, seslerini ve mesleki itibarlarını taklit eden yapay zeka sistemlerinin devreye girdiğini ifade etti. Bu sahte görsellerin, zayıflama ürünlerinden mucize tedavilere, şüpheli takviyelerden sağlık dolandırıcılıklarına kadar geniş bir yelpazede kullanıldığına dikkat çekildi.

Bu durumun basit bir reklam sahtekarlığından öte, hekimlerin ‘güven sermayesinin’ çalınması anlamına geldiği belirtildi. Hastaların ekranda gördüğü doktorun gerçekliğini sorgulaması gerektiği, çünkü karşıdaki kişinin o doktor olmayabileceği ve paylaşılan bilginin bilimsel nitelik taşımayabileceği vurgulandı. Yapay zekanın, hekim otoritesini taklit ederek hastanın karar mekanizmasına sızdığı ifade edildi.

Sağlık alanındaki yanlış bilginin, tedavilerin gecikmesine, yanlış ürün kullanımına, ekonomik sömürüye ve fiziksel zararlara yol açabileceği belirtildi. Deepfake içeriklerin, sahte haberleri ‘inandırıcı yüzlerle’ birleştirerek dezenformasyonu klinik otorite kılığına soktuğu ve adeta bir silaha dönüştürdüğü dile getirildi.

Bu sorunun sadece doktorların kişilik haklarının korunmasıyla sınırlı olmadığı, asıl büyük sorunun toplumun tıbba duyduğu güvenin aşınması, halk sağlığı ve milli güvenlik meselesi olduğu vurgulandı. Yapay zeka ile birlikte kamusal sağlık güveninin daha da kırılgan hale geldiği ifade edildi.

Türkiye’de de bu tehlikenin uzak olmadığı belirtildi. Hekimlerin televizyon programları, YouTube videoları ve sosyal medya paylaşımlarının deepfake üretimi için kolay bir kaynak oluşturabileceği, yarın bir profesörün sesiyle sahte bir kanser ilacının veya bir cerrahın yüzüyle sahte bir estetik ürününün pazarlanabileceği uyarısı yapıldı.

Uzmanlar, ‘gördüğüme inanırım’ döneminin sona erdiğini belirterek, sağlık bilgisinde güvenin artık görüntüden ziyade kaynaktan, doğrulamadan ve kurumsal şeffaflıktan geçeceğini savundu. Platformların içerikleri hızlı kaldırma yükümlülüğü, yapay zeka üretimi içerik etiketi, hekim kimliği doğrulaması ve ağır yaptırımların kaçınılmaz hale geldiği vurgulandı.

Sonuç olarak, deepfake çağında sadece insanın yüzünün değil, mesleğin itibarının da çalınabileceği ve bu durumun zararının yalnızca hekime değil, hastaya ve toplum sağlığına dokunacağı ifade edildi. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın