Hekim Birliği Sendikası’ndan Tepki: Liyakatsiz Başhekim İstemiyoruz

2 dk okuma süresi

Hekim Birliği Sendikası yöneticileri, İstanbul Eyüp Sultan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimliği’ne dilekçe vermek istedikleri sırada engellendiklerini duyurdu. Sendika temsilcileri, İstanbul Valiliği’ne iletilmek üzere hazırlanan dilekçenin tesliminin engellenmesi üzerine başhekimliğe polis çağrıldığını belirtti.

Anayasal Hakların Engellendiği İddiası

Sendika yöneticileri, yaşanan durumu “anayasal hak olan dilekçe verme hakkının engellenmesi” olarak nitelendirdi. Hekim Birliği Sendikası tarafından yapılan yazılı açıklamada, Anayasa’nın 74. ve 123. maddeleri ile 3071 sayılı Kanun’un 5. maddesine atıfta bulunularak, kamu idarelerinin başvuruları işleme alma yükümlülüğü hatırlatıldı.

“Hukuku Değil Keyfiyeti Esas Alan İdarecileri İstemiyoruz”

Sendikanın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Anayasa’nın 74. maddesi ile güvence altına alınan dilekçe hakkı, 123. maddesinde yer alan idarenin bütünlüğü ilkesi ve 3071 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca; kamu idarelerinin kendilerine yapılan başvuruları yetkili mercie iletme ve başvuruyu süratle sonuçlandırma yükümlülüğü açıktır. Ayrıca 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile; sorun çözen, çözüm üreten, sonuç ve vatandaş odaklı bir devlet anlayışı benimsenmiş; bürokrasinin azaltılması, kamu hizmetlerinde hantallığa sebep olan uygulamalardan kaçınılması ve vatandaşın başvurularına gecikmeksizin, nihai ve kesin cevap verilmesi açıkça emredilmiştir.”

Açıklamanın devamında ise şu görüşlere yer verildi: “Tüm bu açık anayasal ve yasal düzenlemelere rağmen, İstanbul Eyüp Sultan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimliği’nin Anayasa’yı, kanunu ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ni tanımaz tutumuna bizzat şahit olduk. Bizlere bunu yapan bir idarenin, sıradan bir vatandaşa neler yapabileceğini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bu açık hukuksuzluklar ve keyfi uygulamalar karşısında yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı, bugün olduğu gibi her zaman kamuoyu ile paylaşacağımızı ifade ediyoruz. Bu yaşananlar, liyakatli yöneticinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. Devlet kurumlarında yapılan yönetici atamalarında liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini dün söyledik, bugün söylüyoruz, yarın da söylemeye devam edeceğiz. Vatandaşla ve sivil toplum kuruluşlarıyla arasına kapılar, kilitler, sekreterler ve güvenlik görevlileri koyan; hukuku değil keyfiyeti esas alan idareciler istemiyoruz. Gereğini takdirlerinize sunarız.”

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın