Hekimsen: Enflasyon Farkı Zam Olarak Kabul Edilemez
Hekimsen tarafından yapılan resmi açıklamada, mevcut ekonomik koşullar altında enflasyon farkının bir maaş zammı olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı. Sendika, memurların yaşam standartlarının korunması adına refah payı düzenlemesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Açlık ve Yoksulluk Sınırı Vurgusu
Hekimsen, X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda TÜRK-İŞ verilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “TÜRK-İŞ verilerine göre, Haziran ayı itibariyle açlık sınırı 26.115 TL, yoksulluk sınırı 85.066 TL olarak açıklandı. Asgari ücretle çalışan işçilerin açlık sınırının, memurların ise %90’nının yoksulluk sınırının altında kaldığı bir dönemde, enflasyona etki etmesin diye doğalgaza 1 Temmuz ‘dan itibaren geçerli olmak üzere %24.6 zam yapıldı.”
Maliye Bakanlığı’na Eleştiri
Açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe planlamalarına yönelik eleştirilerde bulunularak şu görüşlere yer verildi: “Hazine ve Maliye Bakanlığı, TÜİK’in 3 Temmuz’da açıklayacağı beklenen Haziran ayındaki enflasyon farkı hedefini 15 gün önceden belirleyerek, memur maaşlarına yapılacak enflasyon farkı artışını kendi bütçesine göre ayarlamıştı. TÜİK’in 2025 ilk 6 aylık reel olmayan enflasyon farkının, memur maaşlarına yansımasını maaşa yapılan zam olarak belirten Maliye Bakanlığı, gerçek enflasyon farkını aylık olarak memur maaşlarına yansıtmaması nedeniyle ,memurların reel enflasyon altında ezilmesine neden olmaktadır.”
Refah Payı Çağrısı
Sendika, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Memur maaşlarına Temmuz ayında yapılacak enflasyon farkı artışı memura yapılan ZAM DEĞİLDİR ve en düşük memur maaşına yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde MEMUR REFAH PAYI artışı elzem hale gelmiştir.”

