Lübnan’daki barış gücü görevini yürüten BM barış gücü (UNIFIL), Çarşamba günü yaklaşık 670 mermi hareketi kaydettiğini duyurdu. Bu rakam, 17 Nisan’da yürürlüğe gerek ateşkesin ardından kaydedilen en yüksek seviyeye işaret ediyor.
Misyon, ayrıca İsrail ordusunun kara ve hava faaliyetlerini artırdığını, zırhlı araç hareketleri ve Litani Nehri’nin kuzeyindeki saldırıların devam ettiğini bildirdi.
BM Sözcüsü Stéphane Dujarric, “Tarafları yeniden ateşkesi saygı çerçevesinde yürütmeye ve saldırıları durdurmaya çağırıyoruz. Sivillerin ve sivil altyapının asla hedef alınmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Sivil hayat kayıplarını kınıyoruz” dedi.
Yeni Göç Dalgası
Yenilenen şiddet, yeni göç dalgalarını tetikledi. Son 48 saatte verilen tahliye emirleri, Zahrani Nehri’nin güneyinde yüz binlerce kişiyi etkiledi. Tyre ve Saida’daki toplu sığınakların dolduğu bildirildi.
BM yardım koordinasyon ofisi (OCHA), ailelerin “kabul edilemez” koşullarda yeniden evlerini terk etmek zorunda kaldığını uyarısında bulundu.
BM: İsrail’e Kapı Her Zaman Açık
BM Sözcüsü, İsrail’in Genel Sekreter Ofisi ile “tüm ilişkileri kesme” kararının ardından Perşembe günü, İsrail’e kapının her zaman açık kalacağını açıkladı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Sekreteri’nin Güvenlik Konseyi’ne sunacağı yıllık raporda İsrail’i çatışmalarda cinsel şiddet uygulamaktan sorumlu devlet ve devlet dışı aktörler listesine dahil etme kararını gerekçe göstererek bu adımı attığını duyurdu.
İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Danon, İsrail’in Hamas militanlarının da yer aldığı bir listeye eklenmesinin “yeni bir dip noktası” olduğunu söyledi.
Rapor henüz kamuoyuyla paylaşılmadı, ancak Dışişleri Bakanlığı İslistenin rapor ekinde yer almasını “utanç verici ve absürt” olarak nitelendirerek bunun “BM’nin İsrail’e yönelik köklü ve kurumsal düşmanlığının bir örneği” olduğunu iddia etti.
İlişki “Her Zaman Daha İyi Bir Çözüm”
BM Sözcüsü Dujarric, çatışma kaynaklı cinsel şiddet raporunun içeriği hakkında yorum yapamayacağını belirtti.
“Genel Sekreter’in bakış açısından, kapısının İsrail temsilcileri de dahil olmak üzere diğer 192 üye devlet ve iki gözlemci devlet için her zaman açık olduğunu söyleyebilirim” dedi.
Dujarric, üye devletlerin mekanizmalarla etkileşimde bulunmasının önemli olduğunu vurgulayarak, “İlişki kurmak, ilişkiyi kesmekten her zaman daha iyi bir çözümdür” ifadelerini kullandı.
Haiti’de İç Göç Artmaya Devam Ediyor
Haiti’deki iç göç krizi kötüleşmeye devam ediyor. Mayıs itibarıyla ülke genelinde yaklaşık 1,5 milyon kişi yerinden edildi.
Aralık 2025’ten bu yana yaşanan şiddet olayları, yaklaşık 95 bin kişiyi daha yerinden etti. Cité Soleil’deki silahlı çatışmaların ardından başkent Port-au-Prince bölgesinde 300 binden fazla kişi evini terk etmek zorunda kaldı.
Artibonite bölgesindeki çatışmalar da yeni göçlere yol açıyor. Evlerinden edilenlerin yaklaşık yüzde 80’i artık başkentin dışında yaşıyor.
BM Göç Ajansı (IOM), 165 binden fazli kişinin topluluklarına döndüğünü, ancak birçok kişinin sürdürülebilir yeniden entegrasyon için koşulların hâlâ çok istikrarsız olduğunu belirttiğini raporladı.
Kaynaklar Üzerindeki Baskı
Yerinden edilen ailelerin çoğu ev sahibi topluluklarla veya güvensiz koşullarda yaşıyor ve sınırlı kaynaklar üzerindeki baskıyı artırıyor. Gıda, barınma, sağlık, su ve hijyen en acil ihtiyaçlar arasında yer alıyor.
İnsani yardım ortakları, güvensizlik, erişim kısıtlamaları ve finansman eksikliklerine rağmen yardım sağlamaya devam ediyor. Haiti için 880 milyon dolarlık İnsani Yardım Planı’nın yalnızca yüzde 23’ü finanse edildi ve 199 milyon dolardan az destek alındı.
BM Bağımsız Uzmanları Fransa’yı Hapishane Aşırı Doluğu Konusunda Uyardı
Bağımsız işkence önleme uzmanları, Fransa’yı ağır hapishane aşırı doluğu sorununu çözmek için acil adımlar atmaya çağırdı. Bazı tesislerdeki koşulların uluslararası hukuk kapsamında insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele oluşturabileceği uyarısı yapıldı.
BM İşkence Önleme Alt Komitesi, 17-23 Mayıs tarihleri arasında 18 tutuklama yerini ziyaret ederek Fransa’ya ilk ziyaretini tamamladı.
Delegasyon başkanı Suzanne Jabbour, “Hapishane aşırı doluğu, bu ziyaret sırasında gözlemlenen en acil sorunlardan biri” dedi ve “mahkumların temel haklarını doğrudan zayıflatığını” ekledi.
Reform Çağrısı
Uzmanlar, Fransız makamları yapıcı ve sürdürülebilir reformlar uygulamaya ve ulusal hapishane denetim organının önerilerini izlemek için resmi bir mekanizma oluşturmaya çağırdı.
Jabbour, “Öneriler ancak eyleme dönüştüğünde anlam taşır” uyarısında bulunarak, net bir devlet taahhüdü olmadan işkence önlemenin ulaşılamaz kalacağını vurguladı.
Alt Komite, Fransa’ya bulgu ve önerilerini içeren gizli bir rapor gönderirken, hükümeti yayınlamaya teşvik ediyor. Bağımsız hak uzmanları BM personeli değildir ve çalışmaları için maaş almamaktadır.

