Maden İşçilerinde Pnömokonyoz Riski ve İş Sağlığı Sorunları Zonguldak’ta Masaya Yatırıldı

6 dk okuma süresi

Başta kömür madencileri olmak üzere birçok sektörde çalışan işçiler için ciddi bir tehdit oluşturan pnömokonyoz hastalığı, 4 Aralık Madenciler Günü öncesinde Zonguldak’ta düzenlenen geniş kapsamlı bir sempozyumda ele alındı. Türk Toraks Derneği öncülüğünde, Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile çeşitli akademik kurumların iş birliğiyle gerçekleştirilen “Her Yönüyle Pnömokonyoz” sempozyumunda, meslek hastalığının önlenmesi ve işçi sağlığının korunması için atılması gereken adımlar tartışıldı.

Resmi İstatistiklerin Ötesindeki Gerçekler

Sempozyumda konuşan Türk Toraks Derneği Meslek Hastalıkları Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Peri Arbak, pnömokonyozun Türkiye’deki durumuna dikkat çekti. Prof. Dr. Arbak, “2024 yılı SGK istatistiklerinde 888 meslek hastalığının 114 tanesi pnömokonyozlardan oluşmakta ancak resmî istatistikler, gerçek yükü yansıtmamakta olup, buzdağının yalnızca görünen yüzüdür” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, hastalığın sadece madencilerde değil, yapay taş işleme, inşaat ve dökümhane gibi birçok sektörde hızla arttığını vurguladı.

İşçilerden Çalışma Koşullarına İlişkin Eleştiriler

Sempozyumun sosyal oturumunda söz alan maden işçileri, yeraltındaki çalışma koşullarını aktardı. 60 yaşın üzerinde olmasına rağmen ekonomik nedenlerle çalışmaya devam eden bir maden işçisi, “Yeraltı çalışma koşullarının resmi dökümanlardan çok farklı, iş güvenliği açısından ciddi eksiklikler bulunuyor. En az 150 yıllık eski makinelerle çalışılıyor, denetim ise yetersiz” şeklinde konuştu. İşçiler, grizu patlamalarına karşı güvenlik cihazlarının çalışır durumda olmasının hayati önem taşıdığını belirtti.

Çözüm Önerileri ve Çağrılar

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, çözüm için şu önerilerde bulundu:

  • Mevcut toz sınır değerleri güncel bilimsel veriler ışığında revize edilmeli.
  • Mekanize madencilik yatırımları teşvik edilmeli.
  • Yapay taş işleme atölyeleri için ülke çapında özel erken tanı programları oluşturulmalı.

Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan ise meslek hastalığı tanısı alan çalışanların işsiz kalmaması gerektiğini belirterek, mesleki rehabilitasyonun zorunlu hale getirilmesi ve bu işçilerin devlet güvencesiyle korunması gerektiğini savundu.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın