Kentsel Dönüşüm ve Asbest Tehlikesi: Mezotelyoma Riski Artıyor

4 dk okuma süresi

Deprem enkazları, hızlanan kentsel dönüşüm projeleri ve gemi söküm tesisleri gibi alanlarda asbest ve mineral tozlarına maruz kalma riski giderek artıyor. Ölümcül bir kanser türü olan mezotelyoma, Türkiye’de her yıl yaklaşık 500 kişiyi etkiliyor.

Türkiye’de Mezotelyoma Vakaları

26 Eylül Mezotelyoma Farkındalık Günü öncesinde uyarılarda bulunan Kolorektal Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Terzi, Türkiye’nin dünyada bu kanser türünün en sık görüldüğü ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Terzi, hastalığın temel nedeninin ‘aktoprak’, ‘beyaz toprak’, ‘çelpek’ ve ‘höllük’ olarak bilinen maddelerin bilinçsiz kullanımı olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Terzi konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Ülkemizde mezotelyomanın temel sebebi; aktoprak, beyaz toprak, çelpek ve höllük olarak bilinen maddenin bilinçsizce kullanılmasıdır. Asbest içeren aktoprak ile evlerin duvarları boyanıyor, hatta bebek bakımında pudra yerine bile kullanılıyor. Bununla birlikte, ülkemizde 1983–2010 yılları arasında yaklaşık 500 bin ton asbest kullanıldı. 2010’da yasaklansa da bu malzemeler hâlâ binalarda ve çatılarda bulunuyor. Deprem, kentsel dönüşüm ve gemi sökümü gibi süreçlerde asbest liflerinin solunması yeni riskler doğuruyor” ifadelerini kullandı.

Risk Grupları ve Belirtiler

Asbest madenleri, inşaat, otomotiv, gemi yapımı ve izolasyon gibi iş kollarında çalışanların yüksek risk altında olduğunu belirten Prof. Dr. Terzi, mezotelyoma belirtilerinin maruziyetten 20 ila 50 yıl sonra ortaya çıkabildiğini vurguladı.

Tedavi Yöntemleri ve Korunma

Mezotelyoma tedavisinin zorlu bir süreç gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Terzi, “İki aşamalı tedavide önce karın içindeki tüm tümörler temizleniyor, ardından karın boşluğu ısıtılmış kemoterapi ilacıyla yıkanıyor. HİPEK adı verilen bu yöntem yaşam süresini uzatsa da asıl korunma, riskli ortamlardan uzak durmakla mümkün” dedi.

Asbestten Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

  • Yıkılan binalara ve enkazlara maskesiz yaklaşılmamalı.
  • 2010 öncesi inşa edilen binalarda asbest araştırması yapılmadan yıkım süreçleri başlatılmamalı.
  • Geleneksel ‘ak toprak’ kullanımı bırakılmalı.
  • Enkaz çalışmalarında görev alanlar özel koruyucu ekipman kullanmalı.
  • Çocuklar asbest riski taşıyan ortamlardan uzak tutulmalı.
Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın