26 Eylül Dünya Mezotelyoma Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Türk Toraks Derneği Torasik Onkoloji Çalışma Grubu Sekreteri Dr. Öğretim Üyesi Feride Marım, kentsel dönüşüm faaliyetlerinin asbest maruziyeti üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Akciğer zarını tutan ve sinsi ilerleyen mezotelyoma hastalığının en temel nedeninin asbest maruziyeti olduğunu vurgulayan Marım, kentsel dönüşüm sürecinin bu riski artırabileceği uyarısında bulundu.
Deprem ve Kentsel Dönüşümün Asbest Riski
Dr. Feride Marım, Türkiye’de 31 Aralık 2010 tarihinde asbest kullanımının yasaklandığını ancak bu tarihten önceki binalarda malzemenin yaygın olarak kullanıldığını hatırlattı. Marım, “Avrupa’da da ülkemizde de yıllardır devam eden kentsel dönüşüm sürecinde evlerin yıkımı sonrası asbestin serbestleşmesi ve asbeste maruziyetin artması ilerleyen yıllarda hastalıkların artabileceğini düşündürmektedir. Son yıllarda yaşadığımız deprem felaketleriyle ilişkili yıkımlar da riski artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bina yıkımları öncesinde mutlaka asbest analizi yapılması gerektiğini vurguluyor.
Mezotelyoma Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Hastalığın asbest solunduktan sonra 20 ile 50 yıl arasında bir süreçte geliştiğini belirten Dr. Marım, erken teşhisin hayati önem taşıdığını ifade etti. Hastalığın belirtileri arasında nefes darlığı, ağrılı öksürük, göğüs ağrısı, kilo kaybı ve halsizlik yer alıyor. Tanı sürecinde hastanın öyküsünün büyük önem taşıdığını belirten Marım, biyopsi yöntemleriyle kesin teşhise ulaşılabildiğini kaydetti.
Tedavi Stratejilerinde Yenilikler
Mezotelyoma tedavisinde cerrahi, radyoterapi ve kemoterapinin yanı sıra immünoterapi ile hedefe yönelik tedavilerin umut verici olduğunu belirten Dr. Marım, “Tedavi olarak cerrahi, radyoterapi, kemoterapi gibi tedaviler kullanılmakla birlikte immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler de dahil olmak üzere daha yeni stratejiler mezotelyoma hastaları için sonuçları iyileştirme konusunda umut vaat etmektedir” açıklamasında bulundu.

