Bilim İnsanlarından Otizmde Yeni Sınıflandırma: 4 Farklı Alt Tip

4 dk okuma süresi

Bilim dünyasında gerçekleştirilen yeni araştırmalar, otizmin klinik ve biyolojik açıdan dört farklı alt tipe ayrıldığını ortaya koydu. Bu yeni sınıflandırmanın, otizmli bireyler için kişiselleştirilmiş tedavi süreçlerine ve ailelerin gelecek planlamalarına rehberlik etmesi hedefleniyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, otizmin tek bir rahatsızlık olmadığını, biyolojik temelli farklı alt tiplerden oluşan bir bütün olduğunu belirtti. Dr. Gözde Luş, “Otizmin genetiğini anlamak, hastalığa katkıda bulunan biyolojik mekanizmaları ortaya çıkarmak, daha erken ve daha doğru tanı koymak ve kişiselleştirilmiş bakımı yönlendirmek için çok önemli” ifadelerini kullandı.

Otizmde Dört Farklı Alt Tip Tanımlandı

Araştırmalar, tanımlanan her alt tipin kendine özgü gelişimsel, tıbbi, davranışsal ve psikiyatrik özellikler sergilediğini gösteriyor. Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, bu gelişmenin klinik tablonun daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Artık tüm otizmli bireyleri kapsayan biyolojik bir açıklama aramak yerine, her alt türü yönlendiren farklı genetik ve biyolojik süreçleri inceleyebilme imkanı elde edebileceğiz.”

Aileler İçin Kişiselleştirilmiş Bakım ve Gelecek Planlaması

Çocuğun sahip olduğu otizm alt tipini bilmenin ailelere büyük avantajlar sağlayabileceğine dikkat çeken Luş, “Ailelere, otizmli çocukları henüz küçükken, hangi semptomları yaşayabilecekleri veya yaşayamayacakları, yaşamları boyunca nelere dikkat etmeleri gerektiği, hangi tedavileri uygulayacakları ve gelecekleri için nasıl plan yapacakları konusunda daha fazla bilgi verebilir” dedi.

Uygulama Sürecindeki Zorluklar

Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, Türkiye’deki mevcut uygulamalara dair ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Birçok sağlık birimin ailelere test sunmamayı tercih etmesi ve birçok ailenin genetik test seçeneğinden habersiz olması önemli bir zorluk olabilir. Sigorta kapsamının olmaması, genetik test istenmesini engelleyebilir ve dolayısıyla bunların yararlılığı hakkında sorular ortaya çıkarabilir. Yine ilk otizm tanısını kimin koyduğu, genetik testi kimin önerdiği ve genetik test önerisini belirlemek için kullanılan kriterler konusunda tutarsızlıklar da potansiyel zorluklar arasında sayılabilir.”

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın