Bel Fıtığı Tedavisinde Ameliyatsız Yöntemler: İyileşme Süreci ve Öneriler

4 dk okuma süresi

Bel fıtığı tedavisinde ilk aşama olarak genellikle ameliyatsız yöntemler tercih ediliyor. Uzmanlar, doğru tedavi planıyla hastaların büyük bir kısmının cerrahi müdahaleye gerek kalmadan sağlığına kavuşabildiğini belirtiyor.

Bel fıtığı tedavisinde ilk aşama: Ameliyatsız yöntemler

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, bel fıtığında kuvvet kaybı veya idrar kaçırma gibi acil cerrahi gerektiren durumlar bulunmadığı sürece önceliğin ameliyatsız tedaviler olduğunu ifade etti. Op. Dr. İdris Avcı, “Amaç, ağrıyı azaltmak, fonksiyon kaybını önlemek ve yaşam kalitesini artırmaktır” dedi.

Ameliyatsız süreçte uygulanan yöntemler arasında şunlar yer alıyor:

  • İlaç tedavileri (Ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve antiinflamatuvarlar)
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon (Manuel terapi, sıcak-soğuk uygulamalar, traksiyon ve egzersizler)
  • Epidural steroid enjeksiyonları veya sinir kökü blokajları
  • Radyofrekans ablasyon tedavisi
  • Destekleyici yöntemler (Kuru iğne, akupunktur veya ozon tedavisi)

Hangi hastalar için ameliyatsız tedavi uygun?

Op. Dr. İdris Avcı, ameliyatsız tedavi yöntemlerinin herkese uygun olmayabileceğini belirterek şu bilgileri paylaştı: “Hafif veya orta derecede bel fıtığı olanlar, kuvvet kaybı, idrar-dışkı kontrol kaybı gibi acil cerrahi gerektiren bulguları olmayanlar, ilaç ve fizik tedavi ile şikayetleri azalan hastalar, yaşam tarzı değişikliklerini uygulayabilecek motivasyona sahip kişilerde ameliyatsız yöntemler uygulanabilir.”

Ancak Kauda ekuina sendromu gelişen, şiddetli güç kaybı yaşayan veya uzun süreli tedaviye rağmen şikayetleri artan hastalarda cerrahinin gerekli olabileceği vurgulandı.

İyileşme süreci ve tekrarlama riski

Hastaların yüzde 70–80’inin cerrahiye ihtiyaç duymadan iyileşebildiğini belirten Op. Dr. İdris Avcı, akut dönemde 1-2 haftada rahatlama görülebileceğini, tam düzelmenin ise 3-6 ayı bulabildiğini kaydetti. Tekrarlama riskine karşı ise şu uyarılarda bulundu: “Özellikle yanlış hareketler, ağır kaldırma, uzun süreli oturma veya obezite riski artırır. Tekrarlama oranı yaklaşık yüzde 10–15 civarındadır. Düzenli egzersiz, bel ve karın kaslarını güçlendirme, doğru duruş alışkanlığı kazanma ve kilo kontrolü ile bu risk belirgin şekilde azaltılabilir.”

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın