Uzmanından Kan Bağışı Hakkında Kritik Uyarılar ve Bilinmesi Gerekenler

6 dk okuma süresi

Kan bağışı hakkında merak edilenleri açıklayan uzmanlar, düzenli kan bağışında bulunmanın kalıcı kansızlığa yol açmadığını vurguluyor. Sağlıklı bireylerin belirli aralıklarla kan vermesi, hem bireysel sağlık hem de toplumsal dayanışma açısından büyük önem taşıyor.

Kan Bağışı ve Kansızlık İlişkisi

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Melda Özdamar, toplumdaki yanlış inanışların aksine, standart bir tam kan bağışının (450 mL) kalıcı bir kansızlık yaratmayacağını belirtti. Doç. Dr. Özdamar, “Kan verdikten sonra yaşanan demir kaybı, dengeli bir beslenmeyle birkaç hafta içinde yerine konabilir. Herhangi bir sağlık problemi yoksa erkeklere üç ayda bir, kadınlara ise dört ayda bir kan bağışı yapmaları önerilir” açıklamasında bulundu.

Bağış Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doç. Dr. Özdamar, kan bağışı yapan kişilerin beslenmesine dikkat etmesi gerektiğini belirterek, “Kan bağışı yapan kişinin sonraki günlerde kırmızı et, tavuk, balık, ıspanak ve mercimek gibi demirden zengin gıdalarla beslenmesi kıymetli. Bunun yanı sıra demir emilimini azaltacak çay ve kahve tüketiminden de bir süre uzak durmak gerekir” dedi.

Kimler Kan Bağışında Bulunabilir?

Kan bağışı süreçlerine dair detayları paylaşan Özdamar, şu kriterlere dikkat çekti:

  • 18-65 yaş aralığında olmak.
  • En az 50 kg ağırlığında olmak.
  • Bulaşıcı hastalık taşımamak.
  • İdeal tansiyon ve hemoglobin değerlerine sahip olmak.

Uzmanlar, diş çekimi, grip gibi ateşli hastalıklar veya yakın zamanda yapılan cerrahi müdahalelerin geçici ret nedeni olduğunu, HIV, Hepatit B ve C gibi hastalıkların ise kalıcı ret sebebi olduğunu hatırlatıyor.

Kan Bağışının Toplumsal Faydaları

Doç. Dr. Melda Özdamar, kan bağışının önemini şu şekilde özetledi:

  • Kan, yapay olarak üretilemediği için tek kaynak bağışçı insanlardır.
  • Kazalar, ameliyatlar ve doğum gibi acil durumlarda hayat kurtarıcıdır.
  • Düzenli kan bağışı, vücudun kan yapım sistemini yenilemesini sağlar.
  • Fazla demir birikiminin önüne geçerek organ sağlığını korumaya yardımcı olur.

Bağış sonrası kolda şiddetli ağrı veya uzun süreli baş dönmesi gibi durumlarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği önemle belirtiliyor.

Bu Haberi Paylaşın
Bir inceleme bırakın