İnflamatuar bağırsak hastalıkları (İBH) olan Crohn ve ülseratif kolit, sadece sindirim sistemini değil, pelvik taban sağlığını da yakından ilgilendiriyor. Karın ağrısı, kronik ishal, dışkıda kan, kilo kaybı ve yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösteren bu hastalıklar, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Pelvik Taban Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özdal Ersoy, İBH sürecinde pelvik taban bozukluklarının genellikle göz ardı edildiğine dikkat çekerek, bu durumun tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirtti.
İBH Hastalarında Pelvik Taban Fonksiyon Bozuklukları
Pelvik taban; mesane, rahim, prostat ve rektum gibi organları destekleyen kas, bağ dokusu ve sinir yapılarından oluşan kritik bir bölgedir. Uzm. Dr. Özdal Ersoy, inflamasyon, cerrahi müdahaleler veya kronik zorlanmaların bu bölgedeki fonksiyonları şu dört ana başlıkta bozabileceğini ifade etti:
- Kronik İnflamasyon ve Sinir İletimi: Rektosigmoid bölgedeki iltihaplanma, dışkılama sırasında beyin-bağırsak koordinasyonunu etkileyerek anismus gibi kasılma sorunlarına yol açabilir.
- Ağrı ve Aşırı Kasılma: Kronik ağrı, pelvik taban kaslarında hipertonisiteye (aşırı gerginlik) ve spazma neden olabilir.
- Cerrahi Müdahaleler: Proktokolektomi gibi operasyonlar, kas bütünlüğünü etkileyerek dışkılama fonksiyonlarını bozabilir.
- Fistül ve Abseler: Crohn hastalığına bağlı gelişen fistül ve abseler, skar dokusu oluşumuna ve buna bağlı inkontinans veya ağrıya sebebiyet verebilir.
Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Uzm. Dr. Ersoy, İBH hastalarında görülen zorlanarak dışkılama, tam boşaltamama hissi, gaz/dışkı kaçırma ve kronik pelvik ağrı gibi semptomların, hastalığın remisyon döneminde dahi devam edebileceğini vurguladı. Tanı sürecinde anorektal manometri, defekografi, endoanal ultrasonografi ve elektromiyografi (EMG) gibi modern yöntemlerin kullanıldığını belirten Ersoy, tedavide multidisipliner bir yaklaşımın şart olduğunu ifade etti.
Tedavi planının kişiye özel hazırlandığını belirten Uzm. Dr. Özdal Ersoy, şu yöntemlerin öne çıktığını açıkladı: “Pelvik taban fizyoterapisi, biofeedback, manuel terapi, diyet düzenlemeleri, cerrahi girişimler ve psikososyal destek süreçleri, hastaların yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynamaktadır.”

